|
5+1 Ses Sisteminin Yerleştirilmesi
Sinema salonlarında sesli filmlerin ilk gösterilmeye başlamasından beri izleyicilerin kulaklarına seslerin doğala en yakın ulaştırılması konusunda birçok sistem denenmişti. Biliyorsunuz en eski ses araçlarında yani radyo televizyon veya sinema salonlarında sesler tek kanallı yani mono veya çift kanallı stereo sistemlerden çıkıyordu. Amatörler ise 8 mm film gösteren makinelerle evlerinde sinema salonları kurmuşlar ve bunlarda stereo ses düzeni yeterli görünüyordu. Zaman içinde stereo ses özellikle sinemalar için yetersiz olmaya başladı ve diğer ses sistemleri kullanılmaya başladı. Sinema salonlarında önce Dolby (stereo) ve dört kanallı sistemler, daha sonra günümüzde neredeyse tek standart olan 5.1 veya 7.1 ses sistemleri kullanılmaya başladı.
Daha sonraları manyetik bantlı VHS video sistemi ve DVD'lerin ortaya çıkması sadece görüntü açısından değil ses konusunda da çok yenilikler getirmiş oldu. Özellikle DVD'lerde 5.1 ses sistemi için gerekli olan ses kayıtlarını kaliteli bir biçimde saklamak olanaklı olmasıyla da ev sinema sistemleri gerçek sinema salonlarına biraz daha benzemeye başladı. Böylece günümüzde evinde uygun bir DVD oynatıcı ve ses sistemi olan herkes filmlerin özgün seslerini olması gereken biçime yakın olarak dinleyebiliyor.
5.1 Ses Sistemi Nasıl Çalışır?
Filmlerde kullanılan seslerin gerçek yaşamdakilere benzemesi için öncelikli olarak gerçeğe yakın kalitede olması ve hacim veya yön etkisi yaratması gereklidir. Örneğin bir kuş, silah veya otomobil sesi dinliyorsak bunun gerçek kuş veya otomobil sesine yakın olması gereklidir. Bunun yanında ses sisteminden kulağımıza ulaşan ses dalgalarında gerçek hayatta olduğu gibi sesin geldiği yön konusunda bilgi de bulunmalıdır. Örneğin silah seslerinin sol arkadan gelmesi gibi bir etki film izleyen kişinin filmden daha çok etkilenmesini sağlayacaktır.
Bu ses sisteminde film çekimi sırasında değişik yönlerden gelen sesler yine aynı yöndeki hoparlörlerden verilir. Gerçekçi bir ses etkisi yaratmak için sağda ve solda ikişer hoparlör vardır. Merkezde olan sesleri örneğin oyuncunun sesi ise merkezi hoparlörden verilir. Bu sistemde bas sesler yani bir patlamada olduğu gibi çok kalın sesler için ise ayrı bir hoparlör kullanılır. Bas sesler oda içinde düzenli bir biçimde yayıldığından tek hoparlör yeterli etkiyi yaratacaktır. Bu sistemden yeterli etki alabilmek için amplifikatörünüz ve hoparlörlerinizin yeterli kalitede olması gereklidir. Açıkçası bu ses sistemini satın alırken bütçenizin elverdiği en pahalı yani amplifikatörü ve hoparlörleri en kaliteli olan modeli seçmeye çalışın.
5.1 ses içeren filmlerde ses ve efektlerin tamamının kaydı stüdyolarda yapılır. Film veya konser kayıtlarını kaydederken mono kayıtlar için tek mikrofon, stereo yani iki kanallı kayıtlar için iki mikrofon kullanıldığını belki biliyorsunuz. Günümüz teknolojisi ile gerçekte 5.1 sistemi için kayıt yapılırken film çekiminin yapıldığı ortamda altı mikrofon kullanarak kayıt yapılmaz. Günümüz filmlerindeki ses kayıtları ve efektler artık çoğunlukla stüdyoda yapıldığı için çok kanallı ses kayıtlarındaki etkiler yapay olarak oluşturulur. Böylece doğal ortamlarda ses kaydı yapıldığında olabilecek kötü sonuçlardan kaçınılmış olur.
Film veya konser kayıtları sırasında elde edilen sesler stüdyolarda gerekli değişiklikler yapıldıktan sonra filmlerde görüntü karelerinin yanına DVD'lerde ise dijital dosyalar biçiminde kayıt yapılır. Bu kayıtların altı hoparlöre dağıtılmak üzere yeniden işlenmesi için bütün dünyada çoğunlukla yine aynı adlı şirketlerin sunduğu Dolby® veya DTS® adlı yöntemler kullanılır. Bu ses işleme yöntemleriyle en az yer kullanılarak, yani ses bilgileri sıkıştırılarak, film veya DVD üzerine kayıt yapılır. Daha sonra film izlenirken bu sıkıştırılmış veriler işlenerek tekrar uygun hoparlörlere elektrik akımı olarak gönderilir. Bu sistemlerden hangisinin kullanıldığı satın aldığınız amplifikatör veya DVD oynatıcı üzerinde yazılı olacaktır. Bu sistemlerden tam olarak yararlanmak için filmin ses kaydı yönteminin DVD oynatıcı ve amplifikatör üzerinde yazılı sistemle aynı olması gereklidir.
Yazı aşağıda devam ediyor...
|
|
|
Yazının devamı
|
Ses Sisteminin Parçaları
5.1 ses sistemleri merkezde özel bir amplifikatör (ses güçlendiricisi) ile altı hoparlörden oluşur. Bazı amplifikatörlerin üzerlerinde DVD oynatıcı veya radyo alıcısı da bulunabilir. Belki eve tek seferde işlevleri tam bir sistem kurmak size akıllıca gelebilir ama bu tip çok işlevli ses sistemlerini satın almanızı önermiyoruz. Bunun yerine DVD oynatıcı veya radyo alıcısı gibi parçaların ayrı olarak bulunması size ilerde sisteminizin parçalarını daha kolay değiştirme ve daha az sorun yaşama şansı verecektir. Örneğin DVD oynatıcısı bozulmuş veya demode olmuş bir ses sisteminin tamamını tavan arasına kaldırmak hoş olmayacaktır.
Bu tip ses sistemlerinde kutudan amplifikatör yanında altı adet hoparlör çıkacaktır. Bunlardan biri büyük bir merkezi hoparlör diğeri ise yine büyük bas (kalın ses) hoparlörüdür. Merkezi hoparlör tam karşıdan gelen seslerden, bas hoparlör de kalın seslerden sorumludur. Bunların hangisi olduğunu aldığınız sistemin kullanma kılavuzundan kontrol etmelisiniz. Bu iki büyük hoparlörün yanında dört adet birbirine benzer daha küçük hoparlörler göreceksiniz. Bu hoparlörler yanlardan gelen seslerden sorumlu olacaktır.
Hoparlör Yerleşimi
 |
| Şema 1. Merkezi hoparlör televizyonun hemen altına izleyiciye doğru yerleştirilmelidir. |
İşte işin asıl zor olan kısmına geldik. Öncelikle bu sistemi yani televizyon veya görüntü yansıtılan perdeyle birlikte ses sistemini yerleştireceğiniz odanın özelliklerinden bahsederek başlamalıyız. Büyük ekranlı bir televizyonunuz veya perdeniz varsa görüntüyü gözünüz rahatsız olmadan izleyebilmeniz için görüntünün yaklaşık olarak göz hizasında ve yeterince uzakta oluşturulması gereklidir. Film izlerken oturacağınız koltuğu televizyondan yeterince uzakta yerleştirmelisiniz. Dikdörtgen biçiminde bir odanız varsa doğal olarak televizyonunuzu kısa duvar önüne koyarsınız ve belli bir uzaklığa koltuklarınız yerleştirirsiniz. Bu iş için kullanacağınız odada gereğinden fazla eşya veya çıplak duvar olmamalıdır. Bir duvarda pencereler yüzünden bir perde varsa karşıdaki diğer duvar önünde de ses yansımasını engelleyen bir perde vaya başka bir eşya koymalısınız. Odanın tabanında ise ses dalgalarının yansımasını engellemesi için olabildiği kadar büyük bir halı bulunmalıdır.
Televizyonun bir sehpada olduğunu varsayarak amplifikatörü televizyonun altında sehpanın rafına yerleştirebilirsiniz. Hatta sehpa alırken renkli camlı bir kapağı olmasına dikkat ederseniz hem ses sistemini tozdan bir miktar korumuş hem de ekranında görülen ışık ve doğal olarak sürekli değişen sayıların film izlerken dikkatinizi dağıtmasını engellemiş olursunuz. Merkezi hoparlör ise televizyonun hemen altında yönü tam izleyiciye dönük olarak yerleştirilmelidir. Bunu sağlamak için gerekirse hoparlörün altına lastikten küçük tamponlar koyabilirsiniz. Bazı üreticiler merkezi hoparlörü televizyon üstünde veya arkasında yerleştirmenizi önerirler. Ses kalitesi bozulmazsa veya odanızda yeterli yer varsa bu olasılıkları da değerlendirmek olanaklı. (Bkz. Şema 1)
Yazı aşağıda devam ediyor...
|
|
|
Yazının devamı
|
Bundan sonra ön sağ ve ön sol taraftaki hoparlörlerle devam etmelisiniz. Burada biraz ölçüm ve hesap gerekmekte, ilk olarak hoparlörlerin tam ortasında ekranınız olmalı. Ayrıca iki hoparlör arasındaki mesafe ile film izlerken oturacağınız koltuğunun uzaklığı eşit olmalı. Böylece iki hoparlör ve koltuk arasındaki uzaklıklar bir eşkenar üçgen oluşturacaktır. Bu arada ön sağ ve sol hoparlörler arasındaki uzaklık ile odanın duvarlarından uzaklıkları da eşit olmalıdır. Belki inanmayacaksınız ama bu hesaptan çok küçük sapmalar bile kulakla rahatlıkla fark edilebilecek kadar sorunlara neden olabilir. Doğru yerleştirilen hoparlörler, odada sesin daha düzenli yayılmasını ve gerçekte bir konser salonunda olduğu gibi bir hacim etkisi yaratacaktır. Tersi durumunda ise ses tek yönden geliyormuş gibi duyulacak ya da oda içinde sesin zayıfladığı alanlar oluşacaktır. Doğal olarak büyük ekran televizyonunuz varsa ve odanız yeterince büyük değilse bu kuralları uygulamak olanaksız olacaktır. Bu durumda deneyerek en iyi sonucu bulmaya çalışın ama ideal olan sesi böyle küçük odalarda yakalamanız zorlaşacaktır. (Bkz. Şema 2)
 |
| Şema 2. Ön sağ ve sol hoparlörler ile izleyici arasında eşit uzaklık olmalıdır. Burada "X" ile gösterilmiş her uzaklık birbirine eşittir. |
Eğer sisteminiz sadece stereo ise hoparlörlerle yapacağınız ayarlamalar bu kadar olacaktır. Hoparlörleri verdiği sesleri dinleyerek dinleyiciye doğru veya arkası duvara doğru olacak biçimde yerleştirebilirsiniz. Bazen hoparlörlerin çok az tavana doğru çevrilmesi duyduğunuz sesi güzelleştirebilir bunu deneyerek öğrenebilirsiniz. 5.1 ses sistemine sahipseniz şimdi "surround" yani asıl hacim etkisi yaratacak 4. ve 5. hoparlörleri yerleştirmelisiniz. Bu hoparlörler izleyicinin her iki tarafında biraz yükseğe yerleştirilirler. Eğer çoğunlukla film izleyecekseniz dipol veya bipol hoparlörleri, müzik için ise monopol hoparlörleri kullanmalısınız.
Monopol yani tek kutuplu hoparlörler etrafta en sık görülen tiptir ve sadece bir yönünden ses üretilir. Bu hoparlörlerin sahip oldukları zayıflıklar başka tipte hoparlörler kullanılarak yok edilmeye çalışılır. Dipol hoparlörlerde hem önden hem de arkadan ses üretimi vardır. Dipol hoparlörler yansıma çok olan salonlarda bas seslerin etkilerinin artırılması için kullanılırlar. Bipol hoparlörler her kutu içinde ise birbirine göre belli bir açıda yerleştirilmiş iki grup hoparlörden oluşur. Bipol ve dipol hoparlörleri fazla kullanılmadığından piyasada sık göremezsiniz.
Sonuncu hoparlör yani bas (kalın) seslerden sorumlu olan hoparlör için yer seçmek biraz daha kolaydır. Bas sesler oda içinde daha düzenli yayıldığı için bu hoparlörleri dinleyicinin kulağı seviyesinde olmak koşuluyla oda içinde her yere koyabilirsiniz. Fakat yine de bas hoparlörünün diğer hoparlörlerden çok uzakta olması ses kalitesini bozabilir. Bas seslere önem veriyorsanız bir püf noktası söyleyelim. Bas hoparlörü çalışırken yani bas seslerin yoğun olduğu bir müzik dinlerken kulağınız hoparlörle aynı düzeyde olacak biçimde odada gezin. Doğal olarak bu iş için bebekler gibi emeklemeniz gerekecek, oda içinde bas seslerin en kusursuz duyulduğu noktaya hoparlörü yerleştirmelisiniz.
Son Olarak
Bahsedeceğimiz son konu hoparlör kabloları olacak. Bunları incelerseniz genellikle iki renkli örneğin bir yanında kırmızı çizgili olduklarını göreceksiniz. Kırmızı çizgi pozitif ("+" kutup) anlamına gelir ve amplifikatör arkasındaki çıkışlardan kırmızı renklisine takmalısınız. Hoparlör arkasında ise yine kırmızı çizgili teli kırmızı bağlantı parçasına takmalısınız. Böylece bütün hoparlörler elektrik akımına aynı yönde tepki vererek sesin güçlenmesini sağlayacaktır. Hoparlör teli için üreticinin size verdiği teli kullanabilirsiniz ama daha iyi elektrik iletimi için daha kalın olması koşuluyla daha kaliteli bir başka teli de kullanabilirsiniz. İnternette bazı sayfalarda pahalı müzik setleri alıp bunların hoparlörleri için altın karışımlı teller kullanan kişiler olduğunu okumuş olabilirsiniz.
Eğer bu işe meraklıysanız yukarıda anlatacağımız televizyon ve hoparlör yerleşimini dikkate alarak odanın duvarlarında gerekli kabloları gizli olarak döşetmeniz çok uygun olacaktır. Örneğin hoparlörleri duvara monte edecekseniz bunlara doğru uzanan kablolar çirkin görünecektir. Ayaklı bir hoparlör sistemi de hem yerde kablo olması hem de yer kaplaması yüzünden sorun çıkarabilir. Bu yüzden salonunuzda ses sistemi için gerekli olan kabloların normal elektrik kabloları gibi sıva altında ve uygun yerlerde yerleştirilmesini sağlayabilirsiniz. 
|